Politika

Mecliste Uzaylılar Var !

Demokratik yönetimlerin, iki vazgeçilmez unsuru;”siyasi parti” ve “seçim”dir. Her iki unsurda ülkede sözde yasa ile düzenlenmiş bulunmaktadır. Zira siyasal hayatın hukuki çerçevesi sağlam temele oturtulmadan, demokrasinin sağlıklı işlemesi ve toplumda sağlıklı tercihlere dayanan kaliteli bir demokrasinin oluşturulabilmesi zordur. Aynı meclis çatısı altında bulunduğun bir partiyi de yok saymak,görmezden gelmek, sağlıklı bir demokrasiye uygun mu? Yada meclisin bombalandığı bir geceden sonra bile o partiyi görmezden gelmek nasıl oluyor? Meydanlarda demokrasi diye bağırırken çelişkiye düşmüyor musunuz?

Haziran seçimlerinde HDP kendisini bir Türkiye partisi olarak tanıtmayı denedi başarılı oldu da, iktidar partisi olamasa da seçimlerden zaferle ayrılan tek parti oldu. AKP mecliste 400 milletvekili beklerken sandıktan çıkan sonuçlar partiyi tek başına iktidar bile yapmaya yetmedi gerekli salt çoğunluğu sağlayamadı. HDP düşmanlığı burda başladı. Seçimlerden yenilgiyle ayrılan AKP koalisyona da gitmeyince tekrar seçim yolu gözüktü. Seçime gidilirken sözde özgür olan medya susturuldu artık HDP mitingleri televizyonlarda gösterilmeyecek (Gerçi Diyarbakır saldırısından sonra miting yapma fırsatı olmamıştı), Selahattin Demirtaş canlı yayınlarda saz çalamayacaktı. Medyanın özgürlüğüne dokunulmuştu. Bununla kalınmadı gözü yaşlı annelerin, babaların, Doğudaki esnafın, halkın tek umudu olan çözüm süreci de buzdolabına konuldu (Şimdiye kadar bozulmuştur orda acayip sesler bile çıkarmaya başlamıştır) Kısacası tüm okların yönü HDP’ye çevrilmiş durumdaydı. Erken seçimde MHP ve HDP oy kaybı yaşarken, AKP başkanlık sistemi için yeterli olmasa da tekrardan tek başına iktidar olabilecek milletvekili sayısını elde etti.

AKP seçimden sonra HDP’yi bir ‘terör’ partisi gibi göstererek görmezden gelmeye başladı (aynı zamanda milletin iradesini de) Günümüz gelişmiş ülkelerin hiçbirinde görülmeyen ülkendeki partiyi tanımama anlayışı cumhuriyet rejimiyle bağdaşmayan bir anlayıştır. HDP’yi tanımama o partiye oy vermiş insanları tanımama demektir, sonuçta onlar oraya çekilişle gelmedi belli bir kesimin oylarıyla geldi. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ülkede birlik ve beraberlik güçlü tutulmaya çalışılırken bile HDP görmezlikten geliniyor. Yenikapı mitingine CHP ve MHP davet edilirken HDP niye davet edilmedi? Birde buna demokrasi mitingi adını vermişsiniz! Şunu unutmayalım ki ülkenin partisini tanımadığınız sürece demokrasi olmaz. Demokrasi hoşgörü ve saygıyla olur, AKP-MHP-CHP-HDP ve diğer tüm partilerin birbirlerini saygıyla tanımasıyla olur ,zira ülke darbe tehlikesiyle karşı karşıya gelmişken sen bizdensin gel, sen ‘teröristsin’ gelme demekle olmaz. Türkiye’de demokrasinin temelleri çok partili hayata geçişle başladı, 10 yıl sonrada darbe oldu zaten gene demokrasiyi bitirdiler. Günümüz 2016’sına kadar demokrasi diye bir şey gelmedi bu ülkeye, CHP’nin otoriter, baskıcı,ülkeyi ben kurdum havası içinde olması demokrasinin gelişmesine olanak sağlamıyordu. Bu tavır darbelere ortam hazırlamıştır. Ya CHP başa Ya Asker paşa. AKP bu anlayışı değiştirmeyi başardı. Kürt halkının parlementodaki iradesi olan HDP’ye karşı takınılan bu tutum,gün geçtikçe artmakta,daha büyük sorunlara yol açmaktadır.Sonuçta bir irade,bir seçimle o parlementoya girmişler,uzaydan gelmişler gibi davranmanın anlamı yok. Doğru ya! acaba Demirtaş Mars milletvekilimi, Baluken Jupiter, Yüksekdağ Venüs milletvekilleri olmasın? Yok saysanız da, görmezden gelseniz de, ‘terör partisi’ deseniz de; Hakkari’li Bakkal Mehmet Amca hala un, şeker satıyor. Adana’lı Emin Abe bu senede pamuk ekiyor.  Kars’lı Ayşe Teyze hala süt sağıyor. İzmir’li Bülent üniversiteyi bitirmek üzere. Batman’lı Demir ailesi bu senede Ordu’ya fındık toplamaya gittiler. Kısacası ordaki milletvekillerin hiçbiri uzaydan gelmedi. Faşizmin,ırkçılığın diz boyu olduğu bir parlementosu olan bir ülkenin insanları ne yapsın? Öğrenci döverler,dükkan yakarlar.Yaptıkları zaman niye yapıyorsun diyemezsin, vekillerimiz bile yaptığı için.

Demokratik bir ülkenin sahip olması gereken koşulları şöyle sıralayabiliriz; 1. Hâkimiyetin asıl sahibi halktır. 2. Kişi hak ve özgürlüklerine yer verilir. 3. Herkes tek ve eşit oy hakkına sahiptir. 4. Toplum içinde yaşayan insanlar eşit haklara sahiptir. 5. Yönetenler halk tarafından belli aralıklarla yapılan seçimler sonucunda göreve gelir. 6. Azınlıkta kalanların haklarına saygılı bir çoğunluk yönetimi sağlanır 7. Yasama,yürütme,yargı güçlerini kullanan kurumların temsilcileri halk tarafından seçilir ve güçler birbirinden bağımsız organlar tarafından kullanılır. Daha demokrasinin şartlarının %1’i bile değil,biz bu şartları bile yerine getiremiyorken demokrasiyi korumak bizim neyimize? Azınlıkta kalanların haklarına saygılı bir çoğunluk yönetimi sağlamak yerine, onları görmezden gelmek,yok saymak demokrasiyle bağdaşıyor mu? 15 Temmuz bir darbe girşimiydi, demokratik olmayan bir yöntemle seçilmişleri ortadan kaldırmaya yönelik bir girişimdi bunda bir sorun yok tamam da, HDP’de seçilmiş bir parti değil mi? Ülkenin böyle zor günlerinde bile bu nasıl bir düşmanlık? Bu tavır derhal bırakılmalı,demokrasiye geri dönülmelidir. Oysaki HDP uzaydan gelmedi, milletvekilleri de uzaylı değil.hdp_adaylarini_karistirdi_1428924302_8904

 

Kerem KAYA
Kerem KAYA

1997 Batman Doğumlu,Üniversite Hazırlık Bölümü,Türkiye ve Kürdistan Tarihi Hakkında Araştırmacı,Ulusal Sosyalist

Önceki

Bastırılmış Özgürlük, Kandırılmış Demokrasi

Sonraki

Kaldır peçeyi, yak sigarayı, kokla özgürlüğü