Politika

“ANDIM OLSUN Kİ SANA BAŞ EĞMEYECEĞİM”…

Didar Baran

Son iki aydır Kuzey Kürdistan’da geçmiş yılları kat be kat aşacak bir savaş yürütülmektedir. Kürt halkı ile ulus-devlet, faşist rejim sistemi arasında gelişmektedir bu savaş. Cuntacı devlet tarafından Temmuz 2015 te startı verilen bu savaşın sonuçları hesaplanmamış gibi görünmekte. Hesapta ciddi boşluklar var. Kış gelecek, gerilla dağlarla sınırlı kalacak ve PKK‘leşen halk ve direniş kaleleri böylece sindirilecek. Baharla birlikte moral üstünlüğü sağlayacak olan devlet tümden bir yönelimle de Kürtleri tarihin yenilenler cephesine koyacağını düşündü. En düşük hesaplar ve ihtimaller üzerinden bu sonuçları ifade ediyorum…

Düşünmek ve eylemek arasında her zaman fark vardır. Tarih eylem ve teori diyalektiğini doğru işletme ve uygulama cesareti gösterenlerin olmuştur. Bunu da ancak yüreği özgürlük ve direnişle dolu olanlar sağlayabilir. Devletin ruhu yoktur, Erdoğan ve Davutoğlu’nun da dolayısıyla vicdani, ahlaki ruhundan bahsedemeyiz. İktidarla ve zorbalıkla köhneyen bir varlık durumu var ortada…

Direniş kültürüyle bu güne kadar gelen Kürt halkının nasıl bir direniş göstereceğini tahmin edemediler. Otuz yılın öz savunma birikimi ve politik ahlakıyla karşısında duran bir halk olduğunu bilince çıkaramayan bir devlet gerçeğiyle karşı karşıyayız bu gün…

Türkiye Cumhuriyetinin 1920’ler de başlattığı halklar soykırımının bu güne kadar gelen politikası, Kuzey Kürdistan halkının devrimci savaşıyla boşa çıkarılmakta. Her yaştan, yediden yetmişe devrimci halk savaşı bilinciyle Kürt halkı direniş sergiliyor. Küçücük çocukların kaldırım taşlarını sökerek barikatlar yapması, ananların çocuklarına daha güçlü direnebilsinler diye yemek yapmaları, barikatlarda destek vermeleri devlet aklının pek alacağı bir durum değil zaten. Direnişin; kolektif halk enerjisi olduğunu hiçbir zaman anlayamadı bu devlet…

Bu güne kadar “PKK ile yürütüyoruz” dedikleri savaş bu gün topyekûn Kürt halkına karşı yürütülüyor. Yani sivil insanlara, topluma karşı bir açık savaş var. Tarih bilgisi olanlar ya da tarihe merakı olanlar bilirler ki Kürtler bu güne öyle kolay gelmediler. En zorba ve faşist dönemlerinde bile mücadele etmesini bildiler. Canı pahasına da olsa toplumsal değerlerini korumasını bilirler. Devletin kuru, ezbere, katliamcı zihniyetini Kürt halkı bir daha direnişiyle boşa çıkarmakta. Halk tüm sokak ve meydanlarda şu sözleri haykırıyor “andım olsun ki sana baş eğmeyeceğim”, analar TV’lerde “ne istiyorlar bizden, evet, savaşsa bizde silahlanacağız” diyorlar.

Bu savaş artık salt PKK ve devlet arasında gelişen bir savaş değildir. Bu gün Surda, Cizre de, Nusaybin’de, Silopi’ de Kerboranda halkın direnişi PKK’ leşen bir halk gerçeğini ortaya koymaktadır. Artık dostta, düşmanda bunu kabul etmek durumdadır.

Bu güne kadar onlarca defa PKK tarafında geliştirilen ateşkes süreçleri her seferinde devlet tarafından suiistimal edildi. Halk bunu gördü, izledi, ahlaki politik tavrını belli dönemlerde net olarak açığa vurdu. Ancak gelinen aşama da artık Kürt halkının hakları ve talepleri kendi mücadele ve direnişiyle alma düzeyine gelmiştir. Bu gün verilen savaş, karşı konulan tavır, öz savunma net bir cevaptır. Lafı evirip-çevirmeye hiç gerek yoktur. Kürt halkı PKK’leşmiştir ve tüm taleplerini ve özerk demokratik sistemini kuracaktır. Bu saatten sonra kaybedecek bir şeyi yoktur. Savaşla, direnişle inşa ediliyor Kürdistan özerkliği. Faşist devlet zihniyetini anlayamadığı da budur.

Bu gün tüm dünyanın gözleri önünde Kürdistan da çocuklar, analar katlediliyor. İnfaz etme, vurma fetvaları veriliyor. Eğer bir devlette çocuklar ve analar keskin nişancılar tarafından katlediliyorlarsa, her gün cenazeleri sokaklarda günlerce bekletiliyorsa bu durumdan korkması gereken faşist devlet başlarıdır. “Gün geldi devran döndü, ezilen ezende hesap soruyor”…

Tarihte dönüp bir daha bakalım hangi katil, zorba, faşist diktatör yaptıklarıyla sonuç almıştır. Nereye kadar götürmüştür. Bu gün de AKP içinde bunu söyleyebiliriz. Devletin tüm zorba katillerini devreye koymuşlar. Kuş uçsa vuracaksınız denilmiş, uzun yıllardır pusu da yatan kontra elemanları için de kendilerini kanıtlama zamanıdır.

AKP’nin 13 yıllık saltanatı sonra eriyor. Artık rüyadan uyanmanın ve pencereden dışarı bakmanın zamanı gelmiştir. Ömrüne gün katmaya çalışan bir iktidar yüzüyle karşı karşıya olduğunu biliyor Kürt anaları, çocukları, gençleri…

Bunca savaş Kürdistan’da yürütülürken, Kürt halkı kendi ülkesinde sürgün edilirken, ellerinde minicik çocuklarının cenazeleriyle sabahlarken, bugün Türkiye öyle istikrarlı ve günlük mecrasında yaşayacak ve at gözlükleri takıp etrafında bir şey olmamış gibimi yaşayacak. Bu ateş herkesi yakar. Türkiye’de ki halk buna ses vermese de Kürt halkı buna dur diyecektir. Bu gün Kürt halkının arkasında dönüp pişman olacağı hiçbir şeyi yoktur. Toplumsal geleceği olan çocuklarını ve kolektif değeri olan topraklarını devlet illetine bırakmayacaktır.

Özgür Blog
Özgür Blog

Özgür Blog, Özgür Gündem gazetesinin bloğudur. Gündemini özgürce yaz...

Önceki

SENİ UNUTMAK BARIŞI UNUTMAKTIR

Sonraki

SU HEVAL SU YA SU