Politika

SEVE, PAKİZE, FATMA 

“Yürüyüşün adı özgürlük olmalıdır”

Kürtler, Kürt özgürlük ve demokratik siyaset mücadelesi bir kez daha tarih yazıyor ve özgür yaşamın tarihini inşa ediyor.

Bundan binlerce yıl önce Kürdistan coğrafyası böyle bir gelişime ev sahipliği yapıyordu.

İnsanlık, Paleolitik ve Mezolitik gelişim evrelerini tamamlayıp, Neolitik Devrimle, insanlığın büyük toplumsal devrimini gerçekleştiriyordu.

Bu toplumsal devrimin önderleri kadınlardı.

İnsanlığı, toplum olma adına büyük zihinsel ve kurumsal, yerleşik devrimlerle buluşturuyorlardı.

Doğa, bu devrimlerle yeni ve büyük bir evreyi yaşıyordu.

Doğasal akılla kendini inşa eden evren, bu kez toplumsal akılla, kendi farkına varıyordu.

Farkındalığın ve bilinir olmanın evrenini oluşturuyordu.

Bu, insanlık tarihinde kadın önderliğiyle yeni bir buluşmaydı.

Kürdistan coğrafyası ve Kürdistanlı kadınlar, mimarı oldukları İnsanlık Devriminin temelini böyle atıyorlardı.

Bugün ise Kürt özgürlük hareketi ve demokratik siyaset mücadelesi, Özgür Yaşam Bilgesinin önderliğinde, bu tarihi başlangıcın izlerini sürüyor.

Aynı coğrafyada, aynı yaşam heyecanıyla, aynı toplumsal özgürlük duygularıyla kaybedilmek istenen insanlığını arıyor.

En güzel duygularla, büyük emek işçiliğiyle yapılmış olan, insanlığın toplumsal devrimine ışık tutmaya çalışıyor.

Tarihin ve insanlığın bu ilk toplumsal devrimi, özgür kadının eşsiz çabasıyla inşa edilmişti.

Bu kez, toplumsal hakikatle özgür kadın yaşamı inşa ediliyor.

Haksızlığa uğrayan, kaybedilen, göstermelik “süs eşyası” ve cinsellik cazibesine dönüştürülen kadının, özgür toplumsallığı geliştiriliyor.

Bu toplumsallıkta kadın yine en önde…

Yediden yetmişe, özgürlüğü yüreğinde hisseden tüm kadınlar, bitimsiz enerjileriyle her yerde…

Özgürleşme bilincinin sloganına dönüşen “Jin, Jiyan, Azadî” haykırışlarıyla, tüm insanlığa esin olan ve daha güçlü yayılıp, anlam bulacak bir önderliği yaratıyorlar.

Bu, özgürlüğün kadınla yaşamsallaştığı bir önderlik gücüdür.

Önderlik, kollektif akılla kadında vücut bulmaktadır.

Kürdistan kadını, özgürlüğün kollektif aklıyla önderliğini oluşturuyor.

Bu çok yeni bir önderlik kurumlaşmasıdır.

Tekil önderliklerden kollektif önderliklere geçişin devrimidir.

Özgür Yaşam Bilgesi’nin kendi kişiliğinde kollektifleştirdiği bu akıl, kadın özgürlük mücadelesiyle, kollektif önderlik kurumuna, öncülüğüne dönüşmektedir.

Kürt kadınıyla başlayan bu süreç tüm kadınları ve insanlığı kuşatıp, kucaklamaktadır.

Kadındaki özgürlük enerjisi, bu kollektif önderlik aklıyla büyük bir moral kaynağına, heyecanına, coşkusuna dönüşmektedir.

Dalga dalga yayılan bu enerji, ilk toplumsallaşma heyecanı gibi bir heyecanla, özgür toplumu oluşturup kucaklıyor.

Demokratik siyaset ve özgür toplum mücadelesi, özgür kadının kollektif önderliğiyle yaşama, özgür insana, özgür topluma ve özgür evrene koşuyor…

Jin… Jiyan.. Azadî..

Hasan iraz

Özgür Blog
Özgür Blog

Özgür Blog, Özgür Gündem gazetesinin bloğudur. Gündemini özgürce yaz...

Önceki

İnanna ve Antigone'den Kürdistan'a: Cenaze ve değerler direnişi

Sonraki

'Yüreği sıcak' bir halk ile 'yatağı sıcak' bir sultanın savaşı